Günlük

  Bilinçsizdim ne zamandır, kaybetmiştim kendimi. Gerçi hala da öyleyim eminim. Farkında değilim hislerimin, ki hiç farkına vardım mı emin değilim. Söyleyecek kelime bulamıyorum artık, kuracak cümlelerim yok. Düşünmüyorum hayatı, duyguların ışıltısını kaybettim.

Sevildim, belki sevilmedim. Değer gördüm, hepsi fragman. İnanmak gelmiyor içimden. İnsanlara, duygulara, anlara, hayat akıp gidiyor elimden. Etrafımda duvarlar yok, sokaklar yok, şehirler yok. Hiç yoktu da zaten. Ama artık sorguladığım  bir ben de yok. Beni güdüleyen hedonist bir arayış. Yaşatan, ayakta tutan. Yaşam varsa umuttan söz etmemek elde değil. Küs olduğum umuttan. Kendimden, o kavramdan. Ben umuttur da zaten.

   İnsanları anlamak güç. Hakkaten öyle, güç. Galiba tek çırpınış nedenim beni görmeleri, duymaları. İçimdeki tanrıya tapmaları. Ya onlar kör, ya da ben yanıldım bu vakte dek. Ki yanılmayı hiç istemem. Bir tanrı değilsem ne farkım kalır onlardan. Herkes tanrıysa içinde, ben niye varım o zaman.

   Yazdıklarıma, yaptıklarıma değer veremiyorum artık. bir anlamı yok bunların. Bunu yeni kavrıyor değilim, ama hiç olmadığı kadar yaşamımda duyuyorum hiçliğin uçsuz karanlıktan gelen tınısını. Ve hiç olmadığı kadar da sağırım artık. Birini aramam mı gerekiyor? Ben kibirli bir insan mıyım gerçekten de? Yoksa öyle görülmek istediğimden midir bu hallerim?

Başkaları için kendimi mi kandırıyorum acaba?

Başkaları... Başkaları için... Beni kıramasınlar diye, bana zarar veremesinler diye.

Hayır, hepsi pis uğultular bunların. yazacak bir cümle yok artık. 

Yazmak gelmiyor içimden, söyleyeceğim bir şey yok.

Yorumlar

Popüler Yayınlar