Manhattan Projesi
Manhattan Projesi, nükleer silah üretmek üzere II. Dünya Savaşı sırasında ABD, Kanada ve İngiltere tarafından başlatılan proje. Projenin bilimsel başkanlığını fizikçi Robert Oppenheimer, askeri başkanlığını ise General Leslie R. Groves üstlenmiştir.
1942-1945 arası sürmüş. ABD hükümetinin insanlık tarihindeki ilk atom bombasını üretmesiyle sonuçlanmış. Avrupa’daki faşist rejimlerden sığınmacı olarak ABD’ye gelen bilim adamlarının işi. (Hitler de bu süreçte bir neden olmuş denilebilir.)
Sanırım bu projenin kurulması için seferberliğin sebebi, Hitler’in atom bombasına ulaşmasından duyulan korku. Hitler ulaşırsa baş edilemez olacak, eğer ondan önce ulaşabilirlerse de Hitler’in dünyayı götten sikme ihtimalini ortadan kaldıracak bir hamle fırsatı olacak.
Talep edilen bombanın parçalanabilir esas bileşeni olan uranyum-235, doğada çok daha fazla bulunan ve uranyum-235'in doğal eşi uranyum-238'den kimyasal yollarla ayrılamaz. Bu ilgili izotopların atomları, birbirlerinden fiziksel yollarla ayrılmalıdır. Bunları ayırmak için bir çok yöntem denenmiş fakat iki tane işe yarar yöntem seçilmiş. Elektromanyetik süreç ve difüzyon süreci.
Bu iki süreç (özellikle difüzyon modeli), küçük bir miktar uranyum-235'i ayırmak için bile büyük karmaşık tesisler ve büyük miktarda elektrik gücü gerektiriyordu. Philip Hauge Abelson, termal difüzyon denilen ve sonrasında bir süre boyunca ön ayırma işlemini gerçekleştirmek için de kullanılmış üçüncü bir metot geliştirdi
1942 Aralık'ında Fermi, Chicago'da sonunda bir fizyon zincir reaksiyonunu üretmeyi ve kontrol etmeyi başardı.
2 Aralık 1942'de Chicago Pile No. 1'de dünyanın ilk kendi kendine devam eden nükleer zincir reaksiyonunu gözlemleyen bilim insanları. Gary Sheehan'ın (1957) orijinal resminin fotoğrafıdır.
Nükleer Reaktörlerde neden uranyum-235 izotopu kullanılır?
Japonlara Abd ultimatom veriyor, Japonyayı hepten yok edeceğiz savaştan çekilin diyor. Japon imparatoru bunu reddediyor.
Hiroshima’ya ve Nagazaki’ye birinde uranyum 235 diğerinde plütonyum kullanılan iki bomba atıldıktan sonra Robert Oppenheimer’in sözleri:
Dünya'nın artık aynı yer olmayacağını biliyorduk. Bazılarımız güldü, bazılarımız ağladı. Birçoğumuz sessizdik. Benim aklıma Hint yazılarından Bhadavad-Gita'dan bir satır geldi. Vişnu, Prens'i görevini yapmaya ikna etmeye çalışırken, onu etkilemek için çok kollu formuna girer ve şöyle der: 'Ben şimdi Ölüm oldum, dünyaların yok edicisiyim.' Sanıyorum hepimiz bunu düşündük. Öyle veya böyle.

Yorumlar
Yorum Gönder